Şimdi Söyle; Sen Olsan Ne Yapardın ?

Şimdi Söyle; Sen Olsan Ne Yapardın ?


Her birimiz, dünyamızı mutlak ölçüde tikel bir biçimde hayal ettiğimizde, ötekine evrensel bir yasadan değil, patolojik çekirdeğinden dolayı saygı duyarız. Bu nedenle, ötekinin haysiyetini, bizim inanıp arzuladığımız şeylere inanıp arzulayan biri olarak görmeyi değil, ıstırap ve acı çekebilen biri olarak görürüz. Ötekine bir kişi olma haysiyetini veren şey herhangi bir evrensel, simgesel özellik değil, onun mutlak biçimde tikel olan yanının ve fantazi mekânının herhangi bir şekilde ihlâl edilip, paylaşılamayacağıdır.

Yaşam biçiminin farklılıkları, farklı dilleri, farklı hakikatleri yaratmaktadır. Toplumu bir arada tutan bağın, insanın aşağılanmaya ve zulme karşı gösterdiği ortak dil ve duyarlılık olduğudur. Zulüm ve aşağılanmaya karşı duyarlılıktan doğan dayanışma; insan doğasından kaynaklanan, bilgiyle keşfedilen bir şey değil, duyguya dayalı ve olumsal anlamda yaratılan bir şeydir. Bu bağlamda bireyler ancak dayanışma halinde birbirlerine karşı diğer etik yükümlülüklerini yerine getirebilirler. Diğer bir deyişle dayanışma duygusunun oluşabilmesi için yaratıcı bir duygusal özdeşleşme olması gereklidir.

Dayanışma anlayışında, “öteki karşıtı bir biz” kavramlaştırması yerine “bizden biri” kavramsallaştırması hâkimdir. Bu yönüyle “biz” kavramı daha tikel anlama bürünmekte, insanlık âlemi reddedilmektedir.”Bizden biri” kavramı, ırktan/milletten daha sınırlı ve yerel bir anlam taşır. Dayanışma, ötekileri de kapsamına alır ve diğerlerinin farklılıklarını benimseyip onları “bizden biri” olarak görebilme yeteneğini sunar. Richard Rorty’nin dediği gibi; “Dayanışmanın temeli olarak bazı ortak özelliklere, değerlere, inançlara, ideallere sahip olmayı değil, ötekini bizim inanıp arzuladığımız şeylere inanıp arzulayan biri olarak görmeyi değil, ötekinin ıstırap çekebilen, acı çekebilen biri olarak görmeyi önerir. Burada acı aslen fiziksel değil, zihinsel acıdır, bir başkasının fantazisine zorla girmenin yarattığı aşağılamadır”. Rorty’e göre; “bireyler özel yaşamlarında kendilerini geliştirmeye, yeniden yaratmaya, özerkleşmeye ve mükemmelleşmeye çalışırken, kamusal alanda yurttaşlar olarak, zulme, acıya ve aşağılanmaya karşı çıkacaklardır.

Şimdi söyle, senin fantazi mekânının, herhangi bir biçimde ihlâl edilmesi durumunda; “SEN OLSAN NE YAPARDIN”?

Sergi Tasarımı
Belma Ersu

Sanatçılar
Ahu Akkan, Asya Kahraman, Ayşe Sibel Kedik, Bahadır B.Yaşar, Belma Ersu, Burcu Malaman, Cevahir Özdoğan, Engin Sarı, Erdal Duman Fırat Engin, Genco Gülan, Hülya Dolaş, Hüsnü Dokak, Mehmet Ali Uysal Mustafa Duymaz, Necla Rüzgar, Servet Cihangiroğlu, Serkan Demir Şefik Özcan, Şemsi Altaş, Şevket Arık, Tanzer Arığ, Uzay Çöpü



ARTE SANAT ; sanatın varoluş hakikatini sahiplenen bir duyarlıkla, yeni bir kimlik inşa etmek ve yeni olanaklar yaratmak düşüncesiyle, kurumsal yapısı temelinde kolektif işbirliğine dayalı bir oluşum hedeflemiştir.

BİZE ULAŞIN

  • Mutlukent Mah. Hekimköy Sit. 1920. Cad. No: 59 Çayyolu / Ankara / Türkiye
  • 0312 241 04 44
  • info@artesanat.org
  • Pazar-Pazartesi Hariç Her Gün 10:00 - 18:00 Saatleri Arasında Ziyaret Edilebilir.